Kuran'da Söz Sanatları

Synecdoche: Bir parçanın aslında bütünü ya da bütünün aslında parçayı ifade ettiği söz sanatı.

Kuran’dan Örnekler:

Muhtelif ayetlerde geçen “yeri yaydı”, “yeri çekip uzattı”, “yere uzantı verdi”, “yeri sizin için bir halı yaptı” şeklindeki ifadelerde geçen “yer” kelimesi aslında “yer kabuğu” anlamında kullanılmıştır.

"Yüzünüzü Mescid-i Haram tarafına çeviriniz" (Bakara, 2/144). Burada yüzden maksat bütün vücuttur.

“Esir bir boyun kurtarmaktır”. (Köle azad etmek) (Beled, 90/13)

Allegory: Alegori bir tür uzunca metafor olup, alegorideki nesne, kişi ve olaylar öykünün dışındaki bir başka manayı ifade etmek için kullanılırlar. Bir tür sembolik anlatımdır. Alegorilerin anlamı genelde gizlidir ve manayı kavramak için mantıktan ziyade “hayal gücü” gerekir.

Kuran’dan Örnekler:

Kuran’ın 19 meseli bir alegoridir. Bakınız Kuran ve 19

Point of View: “Bakış Açısı” tekniği. Yazımda bir olayı değişik karakterlerin veya yazarın gözünden veya birinci ve ikinci ağızdan anlatma sanatı.

Kuran’dan Örnekler:

Kehf (85-86)
"O da bir yol tuttu."
"Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: 'Ey Zu'l-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin.'"

Zülkarneyn kıssasından bahseden ayetlerde bu sanatın “third-person subjective narrative” adı verilen şeklini görüyoruz. Yani kıssa Zulkarneyn'in gözünden ve O'nun gerçekliği esas alınarak verilmiştir.

Ambiguity: Birden fazla şekilde yorumlanabilecek söz söyleme sanatı.

Kuran’dan Örnekler:

“Sizi aşama aşama yarattı” ayetinde bu sanat kullanılmıştır. Hem evrim, hem anne karnındaki yaratılış şeklinde yorumlanabilir.

Ayette geçen “dağların bulutlar gibi geçip gitmesi” ifadesi de hem dünya dönerken dağların da onunla beraber dönmesi ve hem de kıta tabakaları üzerindeki dağ sürüklenme hareketleri anlamlarında yorumlanabilir. (Her ikisi de doğrudur).

Flashback: Anlatımın akışının daha önce olmuş bir olaydan bahsetmeye başlanmak suretiyle kesilmesi.

Kuran’dan Örnekler:

Fussilet (9-12) ayetlerinde bahsi geçen 4 gün ilk 2 günden öncedir. Bakınız 6 Günde Yaratılış

Rhetorical Questions: Soru yoluyla dikkat çekerek sözün tesirini artırıp manayı kuvvetlendirmek sanatıdır. Sanat soruyla yapılır, fakat karşılığında muhataptan cevap beklenmez.

Kuran’dan Örnekler:

"Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe ha?"(İbrahim, 14/10).

"Ey insan, sana dini yalan saydırtan nedir?"(Tin, 95/7).

Hyperbole: Mübalağa sanatıdır.

Kuran’dan Örnekler:

"Neredeyse ateş değmese de yağı ışık verir" (Nur, 24/35).

"Deve iğnenin deliğinden geçmedikçe cennete de giremezler." (Araf, 7/40).

Metaphor: Mecaz.

Kuran’dan Örnekler:

"Ticaretleri kâr etmedi" (Bakara, 2/16).

Burada kâfirlerin hidayete karşı dalâleti (seçmeleri) satın almaları sebebiyle hüsranda oldukları ifade edilmiş, ticaret ve kâr etme ifadeleri mecaz olarak kullanılmıştır.

Antiphrasis: Bir kelime ya da ifadenin zıddı anlamında kullanılması.

Kuran’dan Örnekler:

"Tad bakalım; sen çok üstün ve şerefliydin!" (44/49).

Chiasmus: 2 ya da daha fazla söz dizisinde kullanılan yapının daha güçlü bir etki elde etmek için ters çevrilmesi.

Kuran’dan Örnekler:

“Geceyi gündüzün içine sokarsın, gündüzü gecenin içine sokarsın; ölüden diri çıkarırsın, diriden ölü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin.” (3/27)

(gece/gündüz, gündüz/gece)

(ölü/diri, diri/ölü)

Epizeuxis: İfadenin anlamı kuvvetlendirmek ve vurgu için ardıl olarak tekrar edilmesi.

Kuran’dan Örnekler:

“Elbette, kolaylık zorlukla birliktedir. Evet, kolaylık zorlukla birliktedir.” (94/ 5,6)

Simile: İki farklı şeyi “gibi” benzeri sözcüklerle kıyaslamak/benzetmek.

Kuran’dan Örnekler:

“Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler.” (55/58) (İfade huriler için kullanılmıştır.)

Aliterasyon: Ses ahengi oluşturmak maksadıyla bir söz içinde aynı harf veya hecelerin sık sık tekrarlanmasına alliterasyon denir.

Kuran’dan Örnekler:

“Kul e’ûzu bi rabbi’n-nâs, meliki’n-nâs, ilâhi’n-nâs, min şerri’l-vasvâsi’l-hannâs, ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs, mine’l-cinneti, va’n-nâs”. (Nas Suresi)

Burada adeta alliterasyon da aşılarak, bu sanat güzelliği yanında mana ile de tam bir ahenk ve uyum sağlanmıştır. Çünkü bu sûredeki âyetler şeytanın vesvese ve fısıltısından Allah'a sığınmayı ifade etmektedir. “sin” harfleriyle meydana getirilen alliterasyon da, surenin havasını fısıltı ve vesvese atmosferine çevirmektedir.

Metonymy: Bir şeyin adıyla çağrılmak yerine onunla bir şekilde bitişikliği bulunan başka bir ifadeyle anılması.

Kuran’dan Örnekler:

“Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.” 54/13 (Ayette gemi kelimesi kullanılmıyor).

“Onlar için Rableri katında selamet yurdu vardır. Yaptıkları iyi amellerden dolayı, Allah onların dostudur.” (Selamet Yurdu: Cennet)

Imagery: Tasvir.

Kuran’dan Örnekler:

“Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirdiğinden geçer. Ve her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları hep sarhoş görürsün, halbuki sarhoş değillerdir. Fakat Allah'ın azabı çok şiddetlidir.” (22/2)

Onomatope: Kelime(ler)in anlattıkları şeyin sesini çağrıştırması.

Kuran’dan Örnekler:

“Fe-iza caeti-ssahha(tu)” (Kulakları sağır eden o ses geldiğinde,)

Kuran'da, taşların çatlayıp içlerinden suların akışı "Yeşşakkaku - şak şak parçalanır" (Bakara, 2/74) ifadesiyle şakırtı nağmesi içinde duyulur. Şakırtısı ile hâdise gözümüzün önüne getirilir.

Kuran’ın bu özelliği kelimelerde görüldüğü gibi surelerde de görülür. Meselâ, şeytanın fısıltı ve vesvesesinden Allah'a sığınmayı ifade eden Nâs Suresi, içinde bolca tekrarlanan "S" sesiyle fısıltı ve vesvese atmosferini zihinlerde canlandırmaktadır.

Rhyme: Kafiye

Kuran’dan Örnekler:
(Adiyat Suresi)
Wa ‘l-‘adiyati dabhan
Fa ‘l-muriyati qadhan
Fa ‘l-mughirati subhan
Fa-atharna bihi naq’an
Fa-wasatna bihi jam’an
Inna ‘l-insana li-rabbihi la-kanud
Wa innahu ‘ala dhalika la-shahid
Wa innahu li-hubbi ‘l-khayri la-shadid
A-fa-la ya’alamu idha bu’thria ma fi ‘l-qubur
Wa hussila ma fi ‘s-sudur?
Inna rabbahum bihim yawma ‘idhin la-khabir

Antithesis: (Mutabakat) Mutabakat bir cümlede iki zıt manalı kelimeyi birleştirmektir.

Kuran’dan Örnekler:

“Kazandıkları günahın cezası olarak, artık az gülsünler, çok ağlasınlar.” (9/82) Burada zıt mânâlı olan gülme ve ağlama ile az ve çok beraber zikredilmiştir.

"Güldüren de O'dur, ağlatan da, öldüren de O'dur, yaşatan da"(Necm, 53/43). Burada ise zıt mânâlı gülme-ağlama ile öldürme-yaşatma beraber zikredilmiştir.

Parenthesis: Bir cümlenin ortasına başka bir kelime/ifade/cümle ekleme.

Kuran’dan Örnekler:

“İman edenler ve salih amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyiz- onlar da cennetin ashabı (halkı)dırlar. Onda sonsuz olarak kalacaklardır.” (7/42)

“Ve eğer Allah'tan size bir lütuf ve zafer erişecek olsa, sizinle kendisi arasında hiç sevgi yokmuş gibi, bu sefer de hiç şüphesiz şöyle diyecek: "Ah ne olurdu, onlarla beraber olaydım da büyük murada ereydim." (4/73)

Analogy: Teşbih.

Kuran’dan Örnekler:

Bakara/223
Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah'tan korkun ve herhalde onun huzuruna varacağınızı bilin! Sen müminleri müjdele!

Ayette kadınlar ile tarla arasında bir analoji kuruluyor.

Euphemism: Okuyucuda istenmeyen bir etki yaratabilecek çirkin bir sözün makul bir başka sözle ifade edilmesi.

Kuran’dan Örnekler:

Bakara/187
“Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı…”

Yararlanılan Kaynaklar:
Unique Literary Form of Quran
Qur'an translation - Discourse, Texture & Exegesis By Hussein Abdul-Raof
Kuran'da Edebi Veche - Safvet Senih